Big Bang kabul edebildiğimiz en engin bilgilerden bir tanesidir lakin şu anda kullandığımız bilim bunu kanıtlamaya yetmeyeceği için teori demeliyiz. Dediğinizin aksine Big Bang teorisi evrim teorisini saf dışı bırakmak yerine onu güçlendirecek temel bilgiler içeriyor. Hepimizin içinde yıldız tozundan meydana geldiğini söylediğimiz çift sarmal yapıda DNA bulunuyor. Neden yıldız tozundan meydana geldiğimizi söylemek gerekirse (belki bunu elbette biliyorsunuzdur ama yine de kendimi daha doğru açıklayabilmek için anlatmak durumundayım) oksijen, karbon, azot ve daha birçok bildiğimiz uzak yıldızların kalbinde üretilen elementler büyük patlamada oluşan hidrojen ile birleşerek ayaklarımızın üzerinde durduğumuz bu ufacık gezegende yaşama dönüştü. Ardından rastlantısal değişimlerle, genlerimizde meydana gelen mutasyonlarla diğerlerinden daha başarılı yaşam biçimleri ortaya çıktı. Neil Tyson'ın "Cosmos: Possible Worlds" de anlattığı üzere buna 'doğal seçilim yoluyla evrim' diyoruz. Merdiven, DNA oluşturan yapı taşları, eklenen yeni basamaklarla büyümeye devam etti. Canlıların, şu anda çıplak gözle görebildiğimiz bitki ve hayvanların karmaşıklığına ulaşmasına yaradı. Evrim sadece bizler üzerinde değil tüm canlı yaşam biçimleri üzerinde görülüyor. Çoğu kişinin bildiğinden ziyade hiçbir bilim insanı sıfırdan yaratılmış demiyor. Sadece yaşadıkları çevreye uyum sağlayabilmek, hayatta kalabilmek için adapte olduğunu anlatıyorlar. Doğal seçilim yoluyla eleniyorlar ve daha gelişmiş canlılar olarak hayatlarına devam ediyorlar, ediyoruz. Darwin'in kendi inancında tanrı olmadığı için evrimin başlangıcını oluşturamıyor bu yüzden teorisi eksik kalıyor. Aslında evrimselleşme var sadece asıl başlangıcının Tanrıdan geldiğine kanaat getirmek lazım. Yazınızda bahsettiğiniz örneğin de bir açıklamasıdır bu. Neil Tyson'ın da dediği gibi Tanrı yaşadığımız çevrede... Aynı zamanda Spinoza'nın da dediği gibi "Tanrı'yı mucizelerde aramayın, mucizeler doğa yasalarının çiğnenmesidir. Tanrı'yı kavramanın…