Kadınların öfkeli hallerinde beni en çok o yorgunluk tuttu, sadece kızmış birini görmüyorum, artık bir şeyleri sakince anlatacak hali kalmamış gibi geliyorlar, oyuncular bunu hissettirince seslerini yükseltmeleri bile bende başka türlü bir üzüntü bırakıyor. Ben böyle hikayelerde konuşmalar fazla gösterişli olunca hemen uzaklaşıyorum, burada ise tuhaflıkların arasında bile kadınların derdini dinlemek istedim, her davranışlarını doğru bulduğumdan değil, o noktaya nasıl geldiklerini önemsedim, kızgınlıklarının hemen geçmesini beklemedim. Komik tarafı da benim için biraz burada, gülünecek gibi olmayan bir şeye gülüp ardından duruyorum, çünkü karşımdaki kişinin canının sıkkın olduğu belli, neşeli bir şey izliyormuş gibi rahatlayamıyorum, yine de bu hal beni yormadı, daha çok konuşmaları kaçırmadan takip etmek istedim. Oyuncuların kendilerini sürekli sevdirmeye çalışmaması hoşuma gitti, kadınların her sözünü yumuşatmaya gerek duymamışlar, bazen birine yakın hissedip hemen ardından verdiği tepkiye mesafe koyabiliyorum, yüzlerindeki ifadeyi de bu yüzden önemsiyorum, sadece söylenen söze bakınca eksik kalıyor sanki. Özellikle komik konuşmaların içinde o kırgın halin kaybolmamasını sevdim, espri yapıldı diye herkesin derdi bir anda unutulmuyor, ben daha sakin konuşmalarını da aynı dikkatle dinleyebilirdim, kızgınlığın altındaki yorgunluğa takıldım biraz